Bazen meslektaşlar olarak hem fikir olamadığımız konuyu hasta olarak anlamakta zor olabiliyor. Biraz kolay bir dille anlatmaya çalışalım.
Öncelikle vücudumuz kendini iyileştirecek bir yapıya sahiptir tıpkı bir yerimiz kesildiğinde iyileşebildiği gibi. Biz bu iyileşme döngüsünü bozduğumuzda sıkıntılar başlar.
Omurlar arasında jelimsi bir yapı vardır(disk).Bu yapının olduğu bölgeden taşarak fıtıklaşması ve bunun sonucunda sinire yaklaşıp onu baskı altında bırakması durumunda veya sinire yakın bile olmasa o bölgenin hareketini engellemesi sonucu ağrı ortaya çıkabilir.
Kişi öne eğildim ve doğrulamadım, uzun süre oturdum ve kalkarken bacağıma yayılan bir ağrı hissettim, bir sabah uyandım bacağım uyuşmaya başladı gibi şikayetinin başlama anını söyler.
Peki neden bu hareketleri sürekli yaptığımız halde yani hayatımızın rutininde bu durumu daha önce yaşamadık neden şimdi?
Şöyle açıklayayım; Gerek yaşam bicimimiz gerek beslenme şeklimiz bu ortama zemin hazırlar. Normalde esneyebilen her yöne hareket edebilen diskin zamanla beslenmesini bozarak yük alma kapasitesini azaltmış olma ihtimalimiz çok yüksek!
Diskin ihtiyacı olan yapıtaşları kan dolaşımı yoluyla diskin kenarına kadar gelir ve disk yaptığımız hareketlerle tulumba gibi kanı içine çeker(difüzyon yoluyla)ve ihtiyacı olanı alır. Peki biz hareketsiz bir hayat yaşıyorsak disk nasıl beslenecek? Maalesef yeteri kadar beslenemeyecek ve basit bir öne eğilme ile fıtıklaşabilecektir.
Bu aşamadan sonra diske giden dolaşımı bütüncül bir yaklaşımla düzenlediğinde ( beslenme, eklem hareket blokajları, kas kuvvet-esneklik dengesizliklerini, günlük yaşam aktivitelerini ,fasial ve sinir sistemi blokajlarını düzenleyerek) sorun ortadan kalkacaktır.

